lacivert koy

Mavi değil,turkuaz mavi ya da turkuaz yeşil değil,cam gibi hiç değil,kopkoyu bir lacivert suyun içinde yüzerken kendini gece yüzüyormuş gibi hisseden ve biraz tırsan tatilci sonradan içinde olduğu koyun derinliğinin 70 m olduğunu öğrenir,yüzme becerisi hakkında şüphe etmese bile,duyduğu bu rakam onun zaten tırsmış duygularını bi de titretir

“neeee,70 miiiiiii???” diyerek aşağı doğru bakar,

“bi apartman bloğu boyunda gibi yaniii…!!!” diye hesaplamaya çalışır,

çevresindeki arkadaşlarına

“şimdi ben burada batsam kimse beni çıkaramaz haaaa” diye bi fikir ortaya atar,

arkadaşları tatil,deniz,kum,güneş dörtlüsünün verdiği pür neşe içinde sürekli gülümserken birden buz gibi bakışlarla

“şimdi burada söylenecek şey mi bu,aklına getirme öyle şeyler” diye kızarlar tırsak olana.

o ise aşağı doğru bakıp kafasını kaldırır tekrar,

“70 m nin dibinde kim bilir nasıl bir hayat,nasıl canlılar vardır” diye düşünür,gözünün önünden izlediği o sualtı belgesellerinin görüntüleri geçerken.

Arkadaşlarından biri

“merak etme onlar da yukarıya kadar çıkmaya üşeniyordur,kim gideceke o kadar yolu şimdi diye düşünüyorlardır,o yüzden rahat ol…!”

diyerek vesvese,evham,kötü seneryo,karamsar tablo yaklaşımlarına daha fazla katlanamayarak huzur içinde lacivert koyun sularına sırtüstü yatıp tatlı tatlı kulaç atarak uzaklaşmayı tercih eder.diğerleri de onu izler.

lacivert koyun lacivert sularıyla baş başa kalan evhamlı tatilci,bu sefer suya kafasını sokup gözlerini açarak aşağı doğru eğilip bakmayı dener,dibi göremez,belgesellerdeki gibi mürekkep balığı,kılıç balığı,deniz aslanı gibi şeyler de göremez,görebildiği tek şey ürkütücü ama bir o kadar da güzel lacivert suyun sonsuz dipsiz güzelliği olur.

twitter.com/zeynepcaner

view archive



Ask me anything